YouTube’da yayımlandıktan kısa süre sonra kaldırılan ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran Ruhi Çenet’in Doğu Türkistan belgeseli, bölgedeki akılalmaz gözetim ağını ve günlük yaşamı yeniden gözler önüne seriyor.
Bağımsız belgesel yapımcısı Ruhi Çenet’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ne (Doğu Türkistan) giderek bizzat yerinde kaydettiği ve platform kuralları gerekçesiyle daha önce yayından kaldırılan sansürsüz belgeseli, sosyal medyanın ve dijital haberciliğin yeniden odak noktası oldu. Bölgedeki yüksek güvenlik önlemlerini, yapay zekâ destekli takip sistemlerini ve halkın günlük yaşamını mercek altına alan çalışma, dijital çağın en kapsamlı gözetim ağlarından birini belgeliyor.
Adım Başı Yüz Tanıma Kameraları
Belgeselin en dikkat çekici bölümlerinden birini, şehir merkezlerinde ve kamusal alanlarda kurulu devasa kamera ağları oluşturuyor. Çenet’in sokaklarda kaydettiği görüntülerde; tren garlarından pazar yerlerine, sokak lambalarından bina girişlerine kadar her noktaya yerleştirilmiş yapay zekâlı yüz tanıma kameraları net bir şekilde görülüyor. Sistem, hareket halindeki vatandaşların kimliklerini saniyeler içinde tespit ederek merkezi veri tabanına iletiyor.
Sıkı Güvenlik Kontrolleri ve Günlük Hayat
Görüntülerde yalnızca kamera sistemleri değil; market girişlerine kadar uzanan x-ray cihazları, güvenlik noktaları ve sokaklardaki yoğun polis varlığı da dikkat çekiyor. Belgesel, Doğu Türkistan’da sıradan bir vatandaşın gün içinde defalarca kimlik taramasından ve güvenlik aramasından geçmek zorunda kaldığı rutini doğrudan yerinde aktarıyor.
Yayından kaldırıldığı dönemde sansür tartışmalarına yol açan ve bölgedeki gerçekleri filtresiz bir şekilde aktaran 17 dakikalık belgesel, video platformlarında ve sosyal medyada hızla paylaşılmaya devam ediyor.















